daha
istedim ki bileyim daha kaç kıtaya ayrılacak ömrüm akşamüstleri kandığım şu dünyaya bileyim kaç sabahı daha yırtacağım burnumun diki umrumun tavıyla her sabah yeniden garipsiyorum sesimi saçlarım sanki yeniden ve tuhaf geç kalmış gibi uyanıyorum her sabah uykularımı yıkıyorum anlamadığım sularla hezeyanlarımı topluyorum duvarlardan alıştım sorun değil ama bileyim daha ne kadar rüya saklayacağım artık sanmadığım ortayaşımdaki kızıma bilirsin sakalım bile inanmaz bana sen daha neyime güveniyorsun da bekliyorsun ki rabbim benden olan ellerim bile sevmez beni omurundanım, ellerimden çok mu cömertsin bütün münkünlerimin göğsüne bir usain bolt çizmişsin ne zaman meyledecek olsam depar! sanki bilmezmişsin gibi döktüğün bu yüzü de koş diyorsun bana koş vardığındır senin vardığın sensin anlıyorum belki ama yoruldum ve kabullendim sen de itiraf et artık rabbim: bu alnımda benim yetişememek var ben daha nasıl takılayım peşine kendimin