Oysa Eşyalar Anlaşılmak İçindir
Artık kimsemin kalmadığına ikna olduğum o gece vakti ilk defa fark ettiğim bütün şeyler için… – Ayak titreşimleri hissedildiğine göre yaklaşmakta bizimki. Bakayım, evet nemleşmeye başlamış sırtım, vaktidir. Yani, dünya yıkılmadıysa şayet, ki tahminlerime göre daha yıkılmadı, o’dur. Bizim Murtaza Bey… – Murtaza Bey mi? O da ne? – Yürüyen, yahu, hiç görmedin mi sanki… Kendin buraya gelmiş gibi konuşuyorsun. Seni buraya getiren işte. Haa, “Murtaza Bey ne demek?” dersen, orasını ben de anlamıyorum. Murtaza Bey derler, ne demekse artık… Ne kadar sırt nemlenme an’ı geçirdiğimi bilmediğim zamandır buradayım da yine de anlamadım bu yürüyenlerin birbirlerine anlatmalarındaki anlamları. Yürüyenleri de birbirlerinden ayırt edebilmelisin ayrıca. Bir keresinde bu yerin içinde başka şekil bir yürüyen vardı. Hacmi daha değişikti bu her gün evin içinde gördüklerimizden. Titreşimleri de farklıydı. Diğerleri gibi çok titreşim çıkarmazdı. Ve onlar dört ayak üzerinde yürürler, en önemli ayırt edic...