Ben İyi Bir Adam Olmak İstememiştim

Oysa ben iyi bir adam olarak anılmak istememiştim. Hep sabreden, sağdululuğu takdir edilen, bütün sevişmelerde yenilmiş taraf olan, seçilmiş mağlubiyetlerle anılan, yalnızlığın üzerine yakıştığı iddia edilen bir adam olmak istememiştim.

Bunların hepsini siz istediğiniz. Bütün bunları siz uygun ve layık gördünüz, bütün bu sıfatları siz biçip giydirdiniz bana. Ben de razı geldim, hiç itiraz etmedim.
"Bakın, yanılıyorsunuz, ben kıldığınız bu adam değilim." diyemedim.

Tek istediğim; beni ben size kendimi anlatmadan görmenizdi.
Tek istediğim; herhangi bir şeyi yalvarıp yakarmadan, farklı bir adam gibi görünmeye çalışmadan elde edebilmek, camları kırmadan içeriye girebilmek, yani buyur edilmek, haklılığımı bağırmadan dile getirebilmek, uğradığım haksızlıkları haksızlık etmeden anlatabilmek, olduğum adam olarak değer görebilmek, gerektiğinde yıkıp dökmeden gitmek, ardımda ahlar bırakmadan gidebilmekti.

Ama olmadı. benden geriye mağlup ve ancak vicdan muhasebeleriyle hatırlanabilen bir adam portresinden başka hiçbir şey kalmamış şimdi.

Ben, yani önce sevilen ama sonrasında da sevilecek yerde merhamete maruz kalan, artık yeteri kadar istenmediği için öncesinde sahip olduğu yerinden edilen ama yine de iyi bir adam olduğu ve tamamen kaybedilmek istenmediği için kendisine ek kontenjandan yeni bir yer açılan bir adam...

Ben bu kadar iyi bir adam olmak istememiştim.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

renc

Salı Günleri Şiirleri

Allah'a Mektuplar - I