Kayıtlar

Mayıs, 2014 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Salı Günleri Şiirleri

biz seninle karşılaşalım diye haftaya konmuş salı günleri I ben seni bir fakülte dağılımında yolda yürürken görsem yaklaşamam eşlik edemem adımlarına ayaklarım dolanır göğü seğirten ayak seslerini duyarım da dokunamam seslerine ağzının mavileri neşelendiren yüzüne bakamam yakından alır gider hevesimi bir otobüse yüklerim belki kalsındı der kader der buna rüstem ben inanmam fakat mesela ikinci durakta o otobüse binersen kadere inanasım gelir cebimde saklamak istesem de yediğim tırnaklarımı kitaplarını tutasım gelir tutamam nasıl olsa bir çekinmişliğim ben bu hayatta her salı günü hiç yolcusu olmayan bir otobüs durağı gibi böyle ardında kalırım böyle hep arta kalırım ben bir sonraki salı günü derim bir sonraki salı günü belki II ben seni bir kantinde otururken görsem varamam bir çay ısmarlayamam                                    sana söylemek istediklerim var ve bana alda...

Çağırın

Ben böyle adam olmam anladım Sayamıyorum ağrıyan yerlerimi Ben bu yaralarla uyuyamam Uyusam bile küf tutar rüyalarım Bir rüyada uyuyakalırım uyanamam Ben bu yaşta böyle kalırım Alnıma yerleşir tosladığım duvarlar Babamı çağırın bana biraz öğüt versin Babamı çağırın beni biraz dövsün Yollarım kayıyor gözlerimin önünden Beni hizaya götürsün. Eski bıçakları arar oldum nicedir Her akşam yarım yarım ölüyorum Ve masalım benden önce bitecek korkuyorum Bir isim bile veremiyorum kaybolduğum sokaklara Abim olsaydı Abim olsaydı yanımda bir isim bulurdu hemen, abimi çağırın Tutsun elimden yolumu açsın Ya da hiç olmadı bir yol bulur o biliyorum Nereye gideceğimi bilir Çağırın, çağırın beni götürsün Çocukluğumun merakı ellerinde hâlâ onun Ve nasılsın diye sormayın bana bilmiyorum Ensemde tanımadığım bir deprem var Göğsümde başka bir sızı Bir çelik soğukluğu ellerim Ellerimi üşüyorum Annemi çağırın! Annemi çağırın bana üzülsün Annemi çağırın üzerimi örtsün Ceketimin ...

KEMBER - II

Resim
        Adam verecek cevap bulamadı nedense. Halbuki az önce ona gitmesini söylediğinde gayet kararlıydı. Bunu sadece kendisini güçlü göstermek için yapmamıştı. Canını sıkıyordu bu tanımadığı kadın. Ama şimdi ise o cevabı veremiyordu. "Git." demesi gerektiğini düşünüyor ama bunu söylemiyordu. Ya da söyleyemiyordu. Başını önüne eğip yere dikti gözlerini. Halının üzerindeki çizgilere baktı anlamsızca. Hayatları şu çizgiler gibi dümdüz devam eden insanları anımsadı bir an. Onları anlamıyordu. Nasıl insanlardı bunlar? Galiba karşısında oturan bu kadın da onlardan biriydi. Bir zamanlar sansasyonel haberleriyle ün yapmış, hatta bir aralar dünyanın en prestijli gazetelerinde bile adları anılmış, memleketin en güzide insanları olmuş; fakat yıldızları söndükten sonra kendi evlerinin içinde bile ne olup bittiğinden haberdar olamayan gazetecilerin eskimiş tekniklerden bahsettikleri hiçbir konferansı kaçırmamış, muhtemelen bir öğrenci yurdunda yaşamış ve arkadaşları bahar şenlik...
Halay, Oralet ve Japon Balıkları

Halay, Oralet ve Japon Balıkları

Hiç mi kurdum yokmuş benim sizinkiler gibi Beni halayınıza dahil edebilecek bir sebebim bile yokmuş, kahretsin -Ama kurtlarınız ne kadar sevimliymiş hanımefendi Onları neden döktünüz- Ben neden cömert değilim ki sizler kadar Siz ne kadar da çok eğleniyorsunuz böyle güle oynaya Ne kadar çok mutlusunuz Nasıl bu kadar çoksunuz Nasıl beceriyorsunuz bu karmaşık dünyada böylesine tekdüze halay çekmeyi -Bir ara bana da öğretiniz- Ama önce açıklığa kavuşturalım bir şeyleri Ben burada balıklara insanın hafıza illetinden bahsetmeye çalışırken siz neden bu kadar hatırlıyorsunuz bir başkası olabilme geyretlerini ve neden önemsiyorsunuz gülebilmeyi bu kadar Veya ben neden bu kadar yokum mesela Hiçbir sorumu cevaplayamadıkları halde varken şu gerzek balıklar Ve böylesine doluşmuşken etrafıma bilmem kaç desibel insan sesi Biliyorum zor sorular bunlar ve sizin de vaktiniz yok Bence siz halayı bırakın ve bırakın bana da öğretmeyi Gelin hep birlikte bana tatmin ...

Yor(u)yorlu Zamanlar

Geceleri sabaha kadar boş boş oturuyorum Karşı apartmandaki amca da benim gibi boş boş oturmuyor O televizyon izliyor sabahlara kadar Ne izlediğini merak ediyorum bazen Ara sıra çatıdaki güvercinler uyanıyor, sıkıntıdan sanırım Dalaşıyorlar birbirlerine onlar da boş boş durmuyor Ayak tırnakları inletiyor çatıdaki çinkoyu Her biri sanki kafamın içinde dolaşıyor Yine de senin kadar değil, korkma. Farkındayım, -yorlu şiirleri çok yazar oldum Şimdilerde hiçbir şey yok halbuki Öyle avutuyor olabilir miyim kendimi acaba diye düşünüyorum Şimdi ben pek bir şeyler yaşamıyorum, pek yaşamıyorum ya hani Geçmişte yaşadıklarımı(zı) -yorlarla yazıyorum ki şimdi tekrar yaşıyormuş gibi olayım ki, sen de şimdi, neyse... Sen de geçmiştesin unuttum mu nedir O yüzden sen bunları okuma Kendime değil mahalleliye bile yazsam Ne fark eder sana yazmadıktan sonra Yok yok hiç surat asma Duvardaki suratına da dartlar yakışır zaten Ama daha öncesinde indireceğim onu, korkma. Valla indirece...