Sustuğundaki Sular
sonra sen susunca
atlar geçiyor sulardan
bir yaz temmuzda duruyor
saatler kalıyor avuçlarımda
ayaklarımın önünde taşlar birikiyor
-beklemek diyorum
beni yok yere dövüyor-
maruz kaldığım her sükûnda
kırgınlıklarımdan vuruyorlar beni
evirip çevirip bir kuytuya atıyor beni dünya
ezip ezip üzerimden uçuyor kuşlar
konuş diyorum
anlat saçlarında milyon kere öldüğümü zaten
zaten
bu dövmeler beni adam etmez
bu bırakmalar beni delirtmez
bu kanatlar beni incitmez
anlat
sen susunca incinirim ancak
anlat diyorum
yoksa bilmeyecekler:
sen susunca saçlarım ağarır en genç çağım demeden
ellerim şakağımda
diken diken durduğum dört oda
bakıp bakıp anlamadığım iki duvarla
ağarır ve ağrırım sakalımdan
sustuğun her yerde
atlar geçiyor sulardan.
söyle dursunlar
söyle dursunlar!
söyle dinsin artık bu sular.
atlar geçiyor sulardan
bir yaz temmuzda duruyor
saatler kalıyor avuçlarımda
ayaklarımın önünde taşlar birikiyor
-beklemek diyorum
beni yok yere dövüyor-
maruz kaldığım her sükûnda
kırgınlıklarımdan vuruyorlar beni
evirip çevirip bir kuytuya atıyor beni dünya
ezip ezip üzerimden uçuyor kuşlar
konuş diyorum
anlat saçlarında milyon kere öldüğümü zaten
zaten
bu dövmeler beni adam etmez
bu bırakmalar beni delirtmez
bu kanatlar beni incitmez
anlat
sen susunca incinirim ancak
anlat diyorum
yoksa bilmeyecekler:
sen susunca saçlarım ağarır en genç çağım demeden
ellerim şakağımda
diken diken durduğum dört oda
bakıp bakıp anlamadığım iki duvarla
ağarır ve ağrırım sakalımdan
sustuğun her yerde
atlar geçiyor sulardan.
söyle dursunlar
söyle dursunlar!
söyle dinsin artık bu sular.
Yorumlar
Yorum Gönder