Hepimiz Tertemiziz
"bu dünya soğuyacak" demişti şair
ve sanırım o gün hızla yaklaşıyor
o gün geldiğinde kabarık cüzdanlarınızın arkanıza sürtünmesini hissetmeyeceksiniz
o çok sevdiğiniz arabanızın yanından hızla koşarken ona bakmayacaksınız bile
bütün hayatınız boyunca iyi birer birey oldunuz
güya devlet için işiniz için patronunuz için
ve de en başta kendiniz için
ama bir gün olsun yüksek apartmanınızın hemen bitişiğindeki kulübede geceleri bağıran adamı duymadınız
yaşlı kirli ve pasaklıydı
çocuğuna kemik kaynatan annenin tanrı'ya isyanını işitmediniz
yemeklerinizi çöp kovalarına umarsızca dökerken durup bir an olsun düşünmediniz
ağır geldi size düşünmenin, vicdanın yükü ve sorumluluğu
ama bilgisayarınızın başına oturduğunuzda her biriniz birer filozof
birer doğruluk, iyilik abidesi kesildiniz
bir gün gece yarısı kalkıp sırf deneyim olsun diye çöp konteynırı karıştırmadınız
sıcaktı yatağınız
ama taşa hayallerini anlatan o çocuğun üşüyen iliklerini hissetmediniz
köpeklere kedilere ağladınız
evet bu sizin iyi olduğunuzu gösteriyordu
ama torbalara doldurulan bebelerin cesetlerine kafir soyu diyerek içten içe sevindiniz
tombul çocuğunuzun başını okşarken
doksan yaşındaki dedenizin de ölümüne aylarca yas tutarken üstelik
ülkesini bayrağını milletini seven birer iyi vatandaş oldunuz
ama kapıcıya imrenerek bakıp merdivenlerden indiniz
kapının önünde oturan dilenciyi görmediniz
mendil satan on yaşındaki kıza bakmadınız
belediye temizlikçisine kolaylık dilemediniz
arabanızın camını yıkamaya koşan çocuğa sövdünüz
pahalı kunduralarınızı boyayan yaşlı adamın önüne kemik atar gibi attınız emeğinin karşılığını
iş yerinizde alt kademeyi hep ezdiniz
kapıdan görünen göbekli kodaman müşretilerin önünde iki büklüm oldu beliniz
evlerinizde hep en zengin misafirleri ağırladınız
dünya mutfaklarından yemekler ikram ettiniz
yandaki kulübede hâlâ açlıktan inleyen yaşlı adamı yine işitmediniz
yine hatırlamadınız o anneyi
dedikodu ettiniz
onu bunu çekiştirip yanınızdakileri yücelttiniz
varsa yoksa sizin derdiniz
sizin malınız sizin kariyeriniz
laftaydı bütün empatileriniz
siz sadece kendinizi sevdiniz
dini amaçlarınıza alet ettiniz
sevgiyi hayvanca sevişerek terli yataklarınızda boğdunuz
namusu bacaklarınızın arasında taşırken ruhunuzun etiketini gizlediniz
onu yalnızca fiyatınızı ödeyene serdiniz
siz bayım, siz hanım efendi, siz insanlığı kirlettiniz
hepimiz...
evet,
dünyanın soğuyacağı o gün geldiğinde
ısınacağınız bir tek sıcak yürek bulamayacaksınız.
para dolu kasalarınızda
yüksek limitli banka hesaplarınızda
çıkarcı dostluk ve akrabalıklarınızda
sevecen bir el kadar değerli hiçbir şey olmayacak
sıcak bir dokunuşla içinizi ısıtabilecek.
ve sanırım o gün hızla yaklaşıyor
o gün geldiğinde kabarık cüzdanlarınızın arkanıza sürtünmesini hissetmeyeceksiniz
o çok sevdiğiniz arabanızın yanından hızla koşarken ona bakmayacaksınız bile
bütün hayatınız boyunca iyi birer birey oldunuz
güya devlet için işiniz için patronunuz için
ve de en başta kendiniz için
ama bir gün olsun yüksek apartmanınızın hemen bitişiğindeki kulübede geceleri bağıran adamı duymadınız
yaşlı kirli ve pasaklıydı
çocuğuna kemik kaynatan annenin tanrı'ya isyanını işitmediniz
yemeklerinizi çöp kovalarına umarsızca dökerken durup bir an olsun düşünmediniz
ağır geldi size düşünmenin, vicdanın yükü ve sorumluluğu
ama bilgisayarınızın başına oturduğunuzda her biriniz birer filozof
birer doğruluk, iyilik abidesi kesildiniz
bir gün gece yarısı kalkıp sırf deneyim olsun diye çöp konteynırı karıştırmadınız
sıcaktı yatağınız
ama taşa hayallerini anlatan o çocuğun üşüyen iliklerini hissetmediniz
köpeklere kedilere ağladınız
evet bu sizin iyi olduğunuzu gösteriyordu
ama torbalara doldurulan bebelerin cesetlerine kafir soyu diyerek içten içe sevindiniz
tombul çocuğunuzun başını okşarken
doksan yaşındaki dedenizin de ölümüne aylarca yas tutarken üstelik
ülkesini bayrağını milletini seven birer iyi vatandaş oldunuz
ama kapıcıya imrenerek bakıp merdivenlerden indiniz
kapının önünde oturan dilenciyi görmediniz
mendil satan on yaşındaki kıza bakmadınız
belediye temizlikçisine kolaylık dilemediniz
arabanızın camını yıkamaya koşan çocuğa sövdünüz
pahalı kunduralarınızı boyayan yaşlı adamın önüne kemik atar gibi attınız emeğinin karşılığını
iş yerinizde alt kademeyi hep ezdiniz
kapıdan görünen göbekli kodaman müşretilerin önünde iki büklüm oldu beliniz
evlerinizde hep en zengin misafirleri ağırladınız
dünya mutfaklarından yemekler ikram ettiniz
yandaki kulübede hâlâ açlıktan inleyen yaşlı adamı yine işitmediniz
yine hatırlamadınız o anneyi
dedikodu ettiniz
onu bunu çekiştirip yanınızdakileri yücelttiniz
varsa yoksa sizin derdiniz
sizin malınız sizin kariyeriniz
laftaydı bütün empatileriniz
siz sadece kendinizi sevdiniz
dini amaçlarınıza alet ettiniz
sevgiyi hayvanca sevişerek terli yataklarınızda boğdunuz
namusu bacaklarınızın arasında taşırken ruhunuzun etiketini gizlediniz
onu yalnızca fiyatınızı ödeyene serdiniz
siz bayım, siz hanım efendi, siz insanlığı kirlettiniz
hepimiz...
evet,
dünyanın soğuyacağı o gün geldiğinde
ısınacağınız bir tek sıcak yürek bulamayacaksınız.
para dolu kasalarınızda
yüksek limitli banka hesaplarınızda
çıkarcı dostluk ve akrabalıklarınızda
sevecen bir el kadar değerli hiçbir şey olmayacak
sıcak bir dokunuşla içinizi ısıtabilecek.

Yorumlar
Yorum Gönder