Kendinde Bir Yer Ayır Bana
şu sıralar sadece uyurken değil
yaşarken de seviyorum karanlığı
garip susmalar biriktiriyorum günlerime
yorgan yorgan
oda oda.
yazdıklarımınsa bir anlamı yok, biliyorum
neye yarar ki sana yaz(a)madıktan sonra.
kendinde bir yer ayırmalısın artık
karanlığında bir adres vermelisin bana
ki yazabileyim,
yazmazsam olmayacak çünki.
sen de bilmezsen kimse anlamayacak bu derdimi.
sormayacaksın biliyorum ama
gündüzleri evden çıkamıyorum mesela
bir tek sabah oluyor, akşam oluyor
sabah oluyor, akşam oluyor
erken uyandığım zamanlar öğle ve ikindi de oluyor
gün boyu vakit dövüyorum halı ilmeklerinde
her defasında ilkmiş gibi okuyorum
duvardaki sararmış gazete küpürlerini
odalararası seyahatlere çıkıyorum bazen.
tıkandığım sesler oluyor kimi zaman
unuttuğum yerlerim çoğalıyor
kafamı da bir yerlerde unutmak istiyorum,
ama olmuyor.
gereksiz farkındalıklarda buluyorum kendimi.
geceleri desen,
korkuyorum sokak lambaları altında çoğalan gölgelerimden
neredesiniz eeeey bütün yalnızlar
diye bağırıyorum,
pencereye bile çıkmıyor kimseler.
eve kaçıyorum peşime takıp gölgelerimi.
her eşyada saçların düşüyor aklıma
her aynada yüzün.
başımın içine alıp ellerimi, susuyorum yine
ellerin olsaydı diyorum
ellerin olsaydı sen olsaydın ellerin olsaydı
yoklayıp bulurdun ağrıyan yerlerimi
-avuç için merhemdir yaralarıma,
söylemiş miydim?-
tarazlanmış ruhumu okşasan
çözülüverirdi birikmişliğim
gözyaşı veya şiir, ne fark eder ki.
gelsen diyorum artık
ya da hiç olmazsa yazabilsem sana
yazmazsam olmayacak çünki.
yaşarken de seviyorum karanlığı
garip susmalar biriktiriyorum günlerime
yorgan yorgan
oda oda.
yazdıklarımınsa bir anlamı yok, biliyorum
neye yarar ki sana yaz(a)madıktan sonra.
kendinde bir yer ayırmalısın artık
karanlığında bir adres vermelisin bana
ki yazabileyim,
yazmazsam olmayacak çünki.
sen de bilmezsen kimse anlamayacak bu derdimi.
sormayacaksın biliyorum ama
gündüzleri evden çıkamıyorum mesela
bir tek sabah oluyor, akşam oluyor
sabah oluyor, akşam oluyor
erken uyandığım zamanlar öğle ve ikindi de oluyor
gün boyu vakit dövüyorum halı ilmeklerinde
her defasında ilkmiş gibi okuyorum
duvardaki sararmış gazete küpürlerini
odalararası seyahatlere çıkıyorum bazen.
tıkandığım sesler oluyor kimi zaman
unuttuğum yerlerim çoğalıyor
kafamı da bir yerlerde unutmak istiyorum,
ama olmuyor.
gereksiz farkındalıklarda buluyorum kendimi.
geceleri desen,
korkuyorum sokak lambaları altında çoğalan gölgelerimden
neredesiniz eeeey bütün yalnızlar
diye bağırıyorum,
pencereye bile çıkmıyor kimseler.
eve kaçıyorum peşime takıp gölgelerimi.
her eşyada saçların düşüyor aklıma
her aynada yüzün.
başımın içine alıp ellerimi, susuyorum yine
ellerin olsaydı diyorum
ellerin olsaydı sen olsaydın ellerin olsaydı
yoklayıp bulurdun ağrıyan yerlerimi
-avuç için merhemdir yaralarıma,
söylemiş miydim?-
tarazlanmış ruhumu okşasan
çözülüverirdi birikmişliğim
gözyaşı veya şiir, ne fark eder ki.
gelsen diyorum artık
ya da hiç olmazsa yazabilsem sana
yazmazsam olmayacak çünki.
Yorumlar
Yorum Gönder