Keşke Gelmeseydin

Hani demiştin ya, gelmeyecektin
Geldin işte bir haziran akşamında
Bak kırlangıçlar da gelmiş
Ama gidecekler bir sarı sabahta
Çünkü mevsimlik olur kırlangıçların
Aşkları da yuvaları da...

Geldin işte bir haziran akşamında
Yağmurlar hâlâ direniyordu ıslatmaya
Hırçınlığından dem vururken rüzgâr
Araladın kapımı bir tufan edasında

Daha toparlayamamışken yıkıntılarını
Son gidişinin
Geldin işte yeni yıkımlara
Daha gittiğin baharın
Solduramamışken yeşillerini avuçlarımda
Geldin işte zamansız hasatlara

Oysa gelmeyecektin, bakmayacaktın ardına
Unutacaktın beni
Öyle demiştin
Son gittiğin baharın sabahı
Avuçlarımda yeşillerle bırakırken ardında

Uzaklaştın, uzadın sokaklara
Bilmiyordun, aslında her gidişin yol alışındı bana
Daha bir bende oluyordun
Kaçırırken kendini uzaklara...

İnan istemedim gelmeni, beklemedim
Sana adadığım yeşilleri
Kurutacaktım yeni yazlara
Bıraktığın yerde dilimde şiirlerle
Büyütecektim seni
Çoğalacak kalabalıklaşacaktım
Sensiz akşamlarda yalnızlığa

Ama geldin işte bir haziran akşamında
Yol yordam bilmez gözlerin
Oturdu gönlümün terkisine
Ve hazırım şimdi bu haziran akşamında
Gideceğin bir sabahın yıkımlarına.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

renc

Salı Günleri Şiirleri

Allah'a Mektuplar - I